|
Yeni
Teknolojilerin Çalışma İlişkilerine Etkileri
(Yrd. Doç. Dr Tuncay Güloğlu)
GİRİŞ
İnsanlığın sanayi toplumundan
bilgi toplumuna geçiş sürecini yaşadığı şu günlerde sosyal ve ekonomik
değişimlerle birlikte çalışma ilişkileri de önemli değişiklikler
göstermektedir. Dünya tarım toplumundan çıkma ve sanayi toplumu olma
sürecini yaşarken aynı zamanda bilgi toplumuna geçişin etkilerini
yaşamaktadır.
Tarihi süreç içinde
incelendiğinde iki önemli olay toplumları ekonomik, sosyal ve siyasi açıdan
olduğu kadar çalışma ilişkileri açısından da etkilemiştir. Bu olaylar sanayi
devrimi ve bilgi devrimidir. Sanayi inkılabı 1768’de James Watt’ın buhar
makinasını icadı ile başlamış daha sonra 1800’lü yılların başında
demir-çelik alanında, 1825 yıllarında ulaştırma sektöründe, 1850’lerde kimya
sektöründe, 1875 yıllarında elektrik endüstrisi alanında ve 1900’lü yılların
başında benzin motoru alanındaki sanayileşme dalgalarıyla devam etmiştir.
[1]
Bilgi devrimi ise kimi
yazarlara göre İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde başlayan bir süreçte
gerçekleştiği kabul edilmekle beraber genel olarak 20.yüzyılın son
çeyreğinde mikro bilgi-işlem teknolojisi ile mikro-elektronik tekniklerin
yaygın olarak kullanılmasıyla gerçekleşmiştir. [2]
James Watt’ın buhar makinasını
icadıyla başlayan teknolojik atılım zinciri nasıl ki çalışma ilişkilerinde
önemli değişim ve dönüşümlere neden olduysa 20.yüzyılın son çeyreğinde
ortaya çıkan yeni teknolojilerin de çalışma ilişkilerine önemli etkileri
olmuştur.
1. TEKNOLOJİ KAVRAMI VE
YENİ TEKNOLOJİLER
Teknoloji; bir bilgi
biriminin, bir kültürün bir düşünüşün ve bir davranışın ürüne yansıması,
kısaca belirli hedeflere ulaşmak için çeşitli aşamalarda geliştirilen bilgi
birikiminin üretim sürecine uygulanmasıdır. [3]
Teknoloji kelimesi eski
Yunanca’da ustalık anlamına gelen “techne” ve bilgi anlamına gelen “logy”
kelimelerinden oluşmuştur. Sanayi devrimine kadar bilim ve teknoloji
birbirinden bağımsız gelişmiş, aralarında bir etkileşim olmamıştır. Bilim
doğayı, bilinmeyeni öğrenmeyi hedeflerken, pratik amacı olmamıştır.
Teknoloji ise tecrübeye dayalı olarak gelişmiş, bilimsel tabanı olmamıştır.
Sanayi Devrimi ile aralarında etkileşim başlamıştır. [4] Nitekim buhar
gücüyle üretimin birleştirilmesi sonucunda üretim patlaması görülmüştür.
İkinci Dünya Savaşı Sonrası dönemde ise yeni bir teknoloji devrimi
başlamıştır. 20.yüzyılın son çeyreğinde etkilerini gösteren bu dönüşümün
temelinde 1964’de transistörler yerine mikro ve entegre devrelerin
kullanılmaya başlaması yatmaktadır. Bu değişim hız ve güvenilirliği
artırırken maliyetlerde düşme sağladı. [5] Bilgi teknolojileri, mikro
bilgi-işlem teknolojileri de denilen yeni teknolojiler; mikro-elektronik,
telekomünikasyon, uydu ve video sistemleri vasıtasıyla bürolarda; şahsi
bilgisayarlar (PC’ler), bilgisayar esaslı kontrol sistemleri, bilgisayarla
çizim (CAD), bilgisayar destekli eğitim, kablolu TV, bilgi bankası ve
elektronik postalama gibi farklı sahalarda çok yaygın bir uygulama alanına
sahiptir. [6]
Mikro-elektronik
teknolojilerinin önemli niteliklerinden birisi de bilgisayar dışında birçok
ürün ve süreçle birlikte uygulanabilmesidir. Gerçekten de mikro-chipler
sayesinde uzay bilimleri ve teknolojisinde büyük atılımlar gerçekleşmiş,
biyo-teknolojilerdeki gelişmelerle genlerle oynanmaya başlanmıştır. Mikro
işlemler; ev aletleri, cep hesap makineleri ve saatler olarak
kullanılmaktadır.
Ayrıca yeni teknolojilerin
gelişmesi ve yayılması da oldukça hızlıdır. Hoff’un 1969’da İntell’de
geliştirdiği bilgisayar chip’inin üzerinden henüz 25 yıl geçmeden,
bilgisayarlar tüm dünyada kullanılmaya başlanmıştır. [7]
Yeni teknolojiler sektörler
arasında yaygınlaşan, ürün ve üretim süreci yeniliklerini içeren, işletmede
maliyetlerin azalmasına ve verimliliğin artmasına yol açan, ulusal ve
uluslararası piyasalarda rekabet üstünlüğü sağlayan yeni bir teknoloji
sistemi olarak ortaya çıkmaktadır. [8]
Yeni teknolojilerin
kullanıldığı en geniş alan şüphesiz iletişim alanıdır. Yeni teknolojilerin
iletişim alanında uygulanmasıyla bilginin etkin bir şekilde ve hızla
iletilmesine olanak sağlanmıştır. 1865 yılında Başkan Lincoln’ün ölümü
Londra’da ancak 12 gün sonra duyulmuştur. Günümüzde ise bu tür haberler
anında iletilebilmektedir. Otuz ciltlik “Encyclopaedia Britannica”yı kısa
bir sürede elektronik olarak bir yerden bir yere aktarmak mümkündür. [9]
Yeni teknolojilerin önemli bir
etkisi de bilişim ve iletişimi kaynaştırması olmuştur. İletişim, yayıncılık
ve bilgi-işlem teknolojilerinin birleşimi ile, iletişim ve yayıncılık
sektörleri de bilgi teknolojisinin tümleşik bir parçası durumuna gelmiştir.
Video görüntüler, veri ve ses artık aynı fiziksel şebekeler üzerinden
iletilebilmektedir. [10]
Dünyada son 30 yılda üretilen toplam bilgi hacmi bundan önceki 5000 yılda
üretilenden fazladır. Newyork Times’ın haftalık baskısında içerilen bilgi,
17.yüzyılda ortalama bir insanın yaşam boyu edinebileceği bilgi içeriğinden
fazladır. [11]
Kısaca yeni teknolojiler hızla
yayılmakta ve kullanılmaktadır. 1996 yılı itibariyle bu teknolojiler 1
trilyon 102 milyar ECU’luk bir pazar ortaya çıkarmıştır. [12]
2. YENİ TEKNOLOJİLER VE
ÇALIŞMA İLİŞKİLERİ
Son yıllarda artan teknolojik
değişim sanayi ve hizmet sektörlerinde önemli değişikliklere yol açmıştır.
Yeni teknolojiler çalışma hayatının yeniden yapılanmasını zorunlu hale
getirmiştir. 18.yüzyılda başlayan sanayi devrimi nasıl ki çalışma
ilişkilerini değiştirmişse aynı şekilde 20.yüzyılda görülen yeni
teknolojiler özellikle insanın zihni fonksiyonları yerine ikame edilebilen
bilişim teknolojileri çalışma ilişkilerinde de önemli değişim ve dönüşümlere
neden olmuştur.
3. ESNEKLİK UYGULAMALARI
3.1. ESNEK UZMANLAŞMA
Esnek uzmanlaşma işgücünün
örgütlenmesi ile ilgili esneklik türüdür. İşçilerin iş tanımlarının değişen
üretim metotlarına, teknolojik şartlara, iş yüküne bağlı olarak
değiştirilmesi, bir başka ifade ile değişik alanlarda görev ve sorumluluk
yüklenebilmesi demektir. [13] Genel olarak fonksiyonel esneklik olarak da
ifade edilen esnek uzmanlaşma (functional flexibility), geleneksel üretim
hattındaki bölünmüşlüğe dayanan iş örgütlenmesini ve iş bölümüne karşı
olarak, meslek ve işlerdeki genişlemeyi ifade etmekte ve işgücünün
işletme-içi seyyaliyetini artıran bir yaklaşım olarak belirtilmektedir. [14]
Günümüzde esnek uzmanlaşma
üretim ve tüketimdeki değişikliklere uyum için bir model olarak görülürken
kimi yazarlara göre, işgücüne daha fazla baskı yükleyen kötü bir durum
olarak görülmektedir. [15]
3.2. ÇALIŞMA SÜRELERİNİN
ESNEKLEŞMESİ
Günümüzde yeni teknolojilerin
etkisi ile çalışma süreleri de esnekleşmektedir. Esnek çalışma şekillerinden
en önemlisi ise part-time çalışmadır. ILO’nun kabul ettiği tanıma göre;
“normal çalışma sürelerinden az, sürekli ve düzenli çalışmaya kısmi süreli
çalışma” denilmektedir.
Kısmi süreli çalışma, dünyada
giderek yaygınlaşmaktadır. ILO’nun bir raporuna göre, gelişmiş ülkelerde
çalışan her 7 kişiden bir kısmi süreli olarak çalışmaktadır. [16]
Günümüzde kısmi süreli
çalışma, işgücü piyasasına girmenin ve bu piyasada kalmanın tek yolu olarak
görülmeye başlanmıştır.
Kısmi süreli çalışma yaygın uygulanan çalışma süresi esnekliği çeşitlerinden
birisi olmakla beraber tek değildir. Kısmi süreli çalışma dışında çalışma
yerinin zaman açısından paylaşılarak, bir işin birden fazla işçi tarafından
yapılması olan iş paylaşımı (Job Sharing); çağrı üzerine çalışma,
sıkıştırılmış çalışma haftası ve esnek vardiya sistemleri de yaygın esnek
çalışma biçimleridir.
3.3. ÇALIŞMA YERİNİN
ESNEKLEŞMESİ
Günümüzde teknolojik
gelişmeler sonucu klasik işyeri anlayışı da değişmiştir. Özellikle iletişim
vasıtalarının gelişmesiyle tele çalışma, evde çalışma ve evden çalışma gibi
tarzlar giderek yaygınlaşmaktadır. ABD’de 30 milyon kişi bilgisayar,
internet, faks ve diğer üçüncü dalga teknolojilerini kullanarak işlerini
kısmen evlerinde yapmaktadır. [17]
Tele çalışma merkez büro veya
üretim olanaklarından uzaktaki bir yerde yapılan ve dolayısıyla çalışanları
oradaki meslektaşlarıyla kişisel iletişim kurmaktan alıkoyan ve yeni
teknolojilerin bu ayrılmayı iletişim olanaklarıyla kolaylaştırdığı çalışma
biçimidir. [18]
Tele çalışmanın değişik
organizasyonları bulunmaktadır. Bunlar : Evde Büro (Elektronic Home Work);
Uydu büro (Satellite Home Work); Komşu büro (Neighbourhood Centres); Gezici
büro (Mobil Work); Dağınık Çalışma Sistemleri (Distributed Business Systems)dir.
[19] Günümüzde yaygın olarak tele-çalışanlar şunlardır: Seyahat acentaları,
yazarlar, satıcılar, emlakçılar, muhasebeciler, bilgisayar programcıları,
avukatlar, sekreterler, sigorta acentaları, bankacılar, mimarlar pazarlama
uzmanları.
4. YENİ TEKNOLOJİLER VE
SENDİKALAR
Yeni teknolojilerin
yaygınlaşması hem sendikalaşabilir işgücü miktarını; hem de çalışanların
sendikalaşma eğilimlerini azaltmaktadır. Genellikle endüstri sektöründe
istihdam miktarı azalırken ulaşım ve iletişim sektörü ile hizmet
sektörlerinde istihdam artış göstermektedir. Belçika’da 1995-1999 döneminde
endüstride istihdam oranı % 22.7 azalırken, sağlık hizmetlerinde istihdam %
22, ulaşım ve iletişim sektöründe ise % 8.2 artış göstermiştir. [20] Toplu
ilişkiyi mümkün kılan endüstri istihdamının azalması da sendikacılığı
zayıflatmaktadır.
İleri teknolojilerin gelişmesi sonucunda ortaya çıkan “Post Fordist” üretim
tarzıda sendikacılığın gerilemesinde önemli bir nedendir.
Katı hiyerarşi, dikey emir zinciri gibi özelliklere sahip olan fordist
üretim tarzının yerine günümüzde yatay hiyerarşiye dayanan ve yatay
iletişimi esas alan post-fordist üretim anlayışı hakim olmaktadır. Böylece
sendikalar zayıflama temayülü göstermektedir.
TABLO1: Fordist ve Post
Fordist Üretim Tarzlarının Temel Özellikleri
Fordist Üretim Post-Fordist
Üretim
1.Düşük Teknolojik Yenileme 1.
Hızlandırılmış teknolojik Yenilenme
2. Kitlevi Pazarlama 2. Piyasa
Farklılaştırması
3. Katı hiyerarşi dikey emir
zinciri Yatay hiyerarşi; daha yatay iletişim
4. Bürokrasi 4.
Profesyonellik; Girişimcilik
5. Sınıf grupları 5. Sosyal
hareketler.
Kaynak:
M.Rustih, “The Politics of Post-Fordism : Or
Trouble With”, New Left Review, May-June-1989, ss.56-57.
Yeni teknolojiler sonucunda
işçi-işveren ilişkileri ferdileşme eğilimine girmiştir. Ayrıca kadın
istihdamındaki artışta sendikacılığın gerilemesinde önemli bir nedendir.
Yeni teknolojilerin etkisinin en yüksek olduğu Japonya’da 1974’de
sendikalaşma oranı, % 33.9 iken, 1990’da % 25.2’ye düşmüştür. [21] Gelecekte
de teknolojik gelişmeyle sendikaların zayıflayacağı tahmin edilmektedir.
5. YENİ TEKNOLOJİLER VE
TOPLU PAZARLIK
Günümüzde teknoloji yoğun
sektörlerde işgücü giderek daha kalifiye hale gelmekte, işgücünün
kalifikasyonundaki bu artış belki sektörleri itibariyle işçi sendikasının
yapısını etkilemektedir. Bu etkileme süreci ücret sendikacılığı anlayışını
tartışma gündemine getirmekte, toplu sözleşme sürecinde işçi sendikalarının
öncelikleri değişmektedir.
İleri teknoloji kullanımı
işçinin çalıştığı işyerine bakışını da değiştirmektedir. Japon soko-şoşa’larında
[22] olduğu gibi, işçi açısından büyük bir şirkete mensup olmak önemli bir
faktör olmakta, ücret artışı talepleri ikinci planda kalabilmektedir. Ayrıca
yeni teknoloji ve onun ortaya çıkardığı ölçek ekonomileri büyük şirketlerin
ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda sanayi sektörünün üretim
yapısı oligapolist, tekelci rekabet ve hatta tekelci firmalarla temsil
edilir hale gelmiştir. Bu ise toplu pazarlık yapısını doğrudan doğruya
etkilemektedir. Çünkü toplu pazarlık sürecinde taraflardan birisi olan
işverenin, yer aldığı sektörde oligopolcü yapıda olması ile rekabetçi
koşullarda olması arasında büyük fark bulunmaktadır. [23]
6. YENİ TEKNOLOJİLER VE
İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ
Günümüzde ileri teknoloji
işletmelerin yüksek nitelikli işgörenlere duyduğu ihtiyacı artırmaktadır.
İnsan kaynağının artan önemi, insan kaynakları yönetiminin de her koşulda
önemini artırmaktadır.
İnsan kaynaklarının
yönetiminin önemli bir işlevi de işe almadır. Özellikle günümüzde artan
rekabet nedeniyle işe almalarda “içeriden işe alma” tercih edilmektedir.
İleri teknoloji kullanan işletmelerde yapılan bir araştırmaya göre işe alma
işlevi için işletme dışından bir kuruluş ile anlaşmış olan işletmelerin %
100’ü 1989-1990 dönemlerinde insan kaynakları politikasında değişime gitmiş,
içeriden işe alma yaklaşımına yönelmişlerdir. Böylece işe alma için
katlanılan maliyetlerin düşeceği içeriden işe alma yolu ile edinilen
işgücünün işletmeye uzun dönemli maliyetinin daha düşük olacağı
belirtilmiştir. [24]
Yeni teknolojilerin insan
kaynakları yönetiminin eğim ve geliştirme işlevine de önemli etkileri
vardır. Yeni teknolojiler özellikle mikro-elektronik, elektro-mekanik vb
alanlarda yüksek öğrenim görmüş kişilerin yeniden mesleki temel eğitim
görmeleri gereğini ortaya çıkarmaktadır.
Bir önceki dönemin
teknolojisinin eğitimini almış kişilerin başarılı olabilmesi ve yeni
teknolojiler hakkında bilgi sahibi olabilmesi için etkin işgören eğitim ve
gelişimi programlarına ihtiyaç artmaktadır. [25]
Teknolojik gelişmeler aynı zamanda işletmelerin performans değerlemesi
işlevini de etkilemektedir. Günümüzde performans değerlemesi merkezilikten
uzaklaşmakta, puan ağırlıkları yöneticilik işlerinden yöneticilik görevini
kapsamayan işlere göre değişmekte ayrıca işlerin tanımları ve örgüt içindeki
yerleri de değişiklik arz etmektedir.
Yeni teknolojilerin önemli bir
etkisi de insan kaynakları yönetiminin ücretleme işlevine olmaktadır.
Teknolojik gelişmenin önemli etkilerinden bir tanesi olan; rutin işlerin
giderek artan oranda yeni makinalar tarafından üstlenilmesi ve üretim
süreçlerinde iş görenlere kalan parçaların çoğunlukla rutin olmayan ve artan
oranda daha fazla bilgiyi gerektiren işler olmaları, diğer taraftan işlerlik
kazanan grup çalışması ile birleştiğinde, grup performansını rutin olmayan
işlerin başarılması konusunda motive edici ücret sistemlerinin uygulanma
sıklığının artmasına yol açmıştır. [26]
SONUÇ
Yeni teknolojiler günümüz
dünyasında yayılma hızı artan ve yaygın kullanım alanı bulan
teknolojilerdir.
Tarım ve sanayi devrimlerini
yaşayan insanlık yeni teknolojilerle birlikte bilgi çağı olarak ifade edilen
yeni bir çağa girmiştir. Bu süreçte sosyal ve ekonomik ve siyasi yapı gibi
çalışma ilişkileri de değişmek ve dönüşmektedir.
Çalışma ilişkileri alanındaki
değişimlerin trendleri belli olmaya başlamıştır. Ancak bu trendlerin
sonuçlarının ne olacağı konusunda kesinlik yoktur.
Sonuç olarak 21.yüzyıl çalışma
ilişkilerinde Charles Dickens’ın “İki Şehrin Hikayesi” adlı eserinde işaret
ettiği gibi ümidin baharıyla ümitsizliğin kışının yaşanacağı bir yüzyıl
olacaktır.
KAYNAKÇA
Akata, Emin. “Bilgi Çağına Girerken Bilişim ve
İletişim Kaynaşması”, TÜBİTAK TTGV TÜSİAD 2. Teknoloji Kongresi Bildirileri,
İstanbul-1999.
Cem Kozlu, Sogo Şoşa Dışa Açılmada Bir Japon Dersi.
Cohen, William. Hig-Tech Management, Amacom Publication, New York-1986.
Çakmakcı, Akın. “Türkiye’nin Teknoloji Tarihi”, TÜBİTAK TTGV TÜSİAD
2.Teknoloji Kongresi Bildirileri, İstanbul-1999.
Davenport, Thomas H. Information Ecology : Mastering the Information and
Knowledge Environment, Oxford University Press, New York-1997.
DPT, 8.Beşyıllık Kalkınma Planı, İşgücü Piyasası (Çalışma Hayatı) Özel
İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara-2001.
Ekin, Nusret. “Dönüşen Çağ, Değişen Endüstri İlişkileri”, MESS Mercek
Dergisi, Ocak-2000.
Ekin, Nusret. Endüstri İlişkileri, Beta Dağıtım, 6.Baskı, İstanbul-1994.
Erdut, Tijen. “Yeni Teknolojilerin İş İlişkilerinin Yapısı Üzerindeki
Etkisi”, Çimento İşveren Dergisi, Eylül-1997.
European Commission, European Employment Observatory, Spring-2001.
Eyrenci, Öner ve Bakırcı, Kadriye. Dünyada ve Türkiye’de Evde Çalışma ve Eve
İş Verme, İTO Yayını, İstanbul-2000.
Eyrenci, Öner. “İş Sürelerinin Esnekleştirilmesi ve Türk İş Hukuku”, Münir
Ekonomi 60.Yaş Günü Armağanı, Ankara-1993.
Francis, Arthur. New Teknology at Work, Clarendon Press, Oxford-1986.
Insecurity and Work Intensification, Review of Report and Conference,
Kasım-1995. www.flexibility.co.uk (10.01.2002).
Kaymakçalan, Ömer. “Teknolojinin Bilim ve Toplumsal Yaşama Etkisi”, TÜBİTAK
TTGV TÜSİAD 2.Teknoloji Kongresi Bildirileri, İstanbul-1999.
Leach, Donald ve diğerleri. Future Employment and Technological Change,
Kagon Page, London-1986.
Lockier, Cliff. “Pay, Performance and Reward” The Handbook of Human Resource
Management, Blackwell Publications, Massachussets-1992.
Naoto, Sasaki. Management and Industrial Structure in Japan, Peryamon Press,
New York – 1991.
Radford, John ve Kove, Susan. “Lessons From Silicon Valley”, Personal
Journal, Şubat-1991.
Saxby, Stephen. The Age of Information : The Past Development and Future
Significance of Computing and Communication, The Mac Millan Press Ltd,
London-1990.
Schiesel, Seth. “Nortel Plans New Product To Bolster Optical Networks, The
New York Times, 4 May 1999, www.nytimes.com/library/tech (10.01.2000).
Toffler, Alvin ve Heidi, Yeni Bir Uygarlık Yaratmak : Üçüncü Dalganın
Politikası, Çev.Zülfü Dicleli, Türk Henkel Dergisi Yayınları No:3, 1995.
Tokol, Aysen. “Yeni Teknolojiler ve Değişen Endüstri İlişkileri”, www.isgüc.org
(25 Kasım 2001).
Yüksel, Nihat. Küreselleşme ve Toplu Pazarlıktaki Değişim, TİSK Yayını,
1997.
--------------------------------------------------------------------------------
[1] Nusret Ekin, Endüstri İlişkileri, Beta Dağıtım, 6.Baskı, İstanbul-1994,
s.8.
[2] Donald Leach ve diğerleri, Future Employment and Technological Change,
Kagon Page, London-1986, s.151.
[3] Akın Çakmakcı, “Türkiye’nin Teknoloji Tarihi”, TÜBİTAK TTGV TÜSİAD
2.Teknoloji Kongresi Bildirileri, İstanbul-1999, s.37.
[4] Ömer Kaymakçalan, “Teknolojinin Bilim ve Toplumsal Yaşama Etkisi”,
TÜBİTAK TTGV TÜSİAD 2.Teknoloji Kongresi Bildirileri, İstanbul-1999, s.113.
[5] Stephen Saxby, The Age of Information : The Past Development and Future
Significance of Computing and Communication, The Mac Millan Press Ltd,
London-1990, s.120.
[6] Leach ve diğerleri, a.g.e., s.152.
[7] Arthur Francis, New Teknology at Work, Clarendon Press, Oxford-1986,
s.2.
[8] Aysen Tokol, “Yeni Teknolojiler ve Değişen Endüstri İlişkileri”, www.isgüc.org
(25 Kasım 2001).
[9] Seth Schiesel, “Nortel Plans New Product To Bolster Optical Networks,
The New York Times, 4 May 1999, www.nytimes.com/library/tech (10.01.2000).
[10] Emin Akata, “Bilgi Çağına Girerken Bilişim ve İletişim Kaynaşması”,
TÜBİTAK TTGV TÜSİAD 2. Teknoloji Kongresi Bildirileri, İstanbul-1999,
s.133-134.
[11] Emin Akata, a.g.b., s.134.
[12] Thomas H.Davenport, Information Ecology : Mastering the Information and
Knowledge Environment, Oxford University Press, New York-1997, s.6.
[13] DPT, 8.Beşyıllık Kalkınma Planı, İşgücü Piyasası (Çalışma Hayatı) Özel
İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara-2001, s.11.
[14] Nusret Ekin, “Dönüşen Çağ, Değişen Endüstri İlişkileri”, MESS Mercek
Dergisi, Ocak-2000, s.17.
[15] Insecurity and Work Intensification, Review of Report and Conference,
Kasım-1995. www.flexibility.co.uk (10.01.2002).
[16] Öner Eyrenci, “İş Sürelerinin Esnekleştirilmesi ve Türk İş Hukuku”,
Münir Ekonomi 60.Yaş Günü Armağanı, Ankara-1993, ss.227-228.
[17] Alvin ve Heidi Toffler, Yeni Bir Uygarlık Yaratmak : Üçüncü Dalganın
Politikası, Çev.Zülfü Dicleli, Türk Henkel Dergisi Yayınları No:3, 1995,
s.88.
[18] Öner Eyrenci ve Kadriye Bakırcı, Dünyada ve Türkiye’de Evde Çalışma ve
Eve İş Verme, İTO Yayını, İstanbul-2000, s.27.
[19] Tijen Erdut, “Yeni Teknolojilerin İş İlişkilerinin Yapısı Üzerindeki
Etkisi”, Çimento İşveren Dergisi, Eylül-1997, s.19.
[20] European Commission, European Employment Observatory, Spring-2001,
s.48.
[21] Sasaki Naoto, Management and Industrial Structure in Japan, Peryamon
Press, New York – 1991, s.76.
[22] Bkz., Cem Kozlu, Sogo Şoşa Dışa Açılmada Bir Japon Dersi.
[23] Nihat Yüksel, Küreselleşme ve Toplu Pazarlıktaki Değişim, TİSK Yayını,
1997, ss.28-29.
[24] John Radford ve Susan Kove, “Lessons From Silicon Valley”, Personal
Journal, Şubat-1991, s.41.
[25] William Cohen, Hig-Tech Management, Amacom Publication, New York-1986,
s.66.
[26] Cliff Lockier, “Pay, Performance and Reward” The Handbook of Human
Resource Management, Blackwell Publications, Massachussets-1992, ss.241-242. |