aliseyyar@sosyalsiyaset.com

 

 

 

Makaleler ;

<<<Çalışma İlişkileri ve Endüstri İlişkileri Makaleleri

 

 

Yeni Teknolojilerin Çalışma İlişkilerine Etkileri

(Yrd. Doç. Dr Tuncay Güloğlu)

 

GİRİŞ

İnsanlığın sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş sürecini yaşadığı şu günlerde sosyal ve ekonomik değişimlerle birlikte çalışma ilişkileri de önemli değişiklikler göstermektedir. Dünya tarım toplumundan çıkma ve sanayi toplumu olma sürecini yaşarken aynı zamanda bilgi toplumuna geçişin etkilerini yaşamaktadır.

Tarihi süreç içinde incelendiğinde iki önemli olay toplumları ekonomik, sosyal ve siyasi açıdan olduğu kadar çalışma ilişkileri açısından da etkilemiştir. Bu olaylar sanayi devrimi ve bilgi devrimidir. Sanayi inkılabı 1768’de James Watt’ın buhar makinasını icadı ile başlamış daha sonra 1800’lü yılların başında demir-çelik alanında, 1825 yıllarında ulaştırma sektöründe, 1850’lerde kimya sektöründe, 1875 yıllarında elektrik endüstrisi alanında ve 1900’lü yılların başında benzin motoru alanındaki sanayileşme dalgalarıyla devam etmiştir. [1]

Bilgi devrimi ise kimi yazarlara göre İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde başlayan bir süreçte gerçekleştiği kabul edilmekle beraber genel olarak 20.yüzyılın son çeyreğinde mikro bilgi-işlem teknolojisi ile mikro-elektronik tekniklerin yaygın olarak kullanılmasıyla gerçekleşmiştir. [2]

James Watt’ın buhar makinasını icadıyla başlayan teknolojik atılım zinciri nasıl ki çalışma ilişkilerinde önemli değişim ve dönüşümlere neden olduysa 20.yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan yeni teknolojilerin de çalışma ilişkilerine önemli etkileri olmuştur.

1. TEKNOLOJİ KAVRAMI VE YENİ TEKNOLOJİLER

Teknoloji; bir bilgi biriminin, bir kültürün bir düşünüşün ve bir davranışın ürüne yansıması, kısaca belirli hedeflere ulaşmak için çeşitli aşamalarda geliştirilen bilgi birikiminin üretim sürecine uygulanmasıdır. [3]

Teknoloji kelimesi eski Yunanca’da ustalık anlamına gelen “techne” ve bilgi anlamına gelen “logy” kelimelerinden oluşmuştur. Sanayi devrimine kadar bilim ve teknoloji birbirinden bağımsız gelişmiş, aralarında bir etkileşim olmamıştır. Bilim doğayı, bilinmeyeni öğrenmeyi hedeflerken, pratik amacı olmamıştır. Teknoloji ise tecrübeye dayalı olarak gelişmiş, bilimsel tabanı olmamıştır. Sanayi Devrimi ile aralarında etkileşim başlamıştır. [4] Nitekim buhar gücüyle üretimin birleştirilmesi sonucunda üretim patlaması görülmüştür. İkinci Dünya Savaşı Sonrası dönemde ise yeni bir teknoloji devrimi başlamıştır. 20.yüzyılın son çeyreğinde etkilerini gösteren bu dönüşümün temelinde 1964’de transistörler yerine mikro ve entegre devrelerin kullanılmaya başlaması yatmaktadır. Bu değişim hız ve güvenilirliği artırırken maliyetlerde düşme sağladı. [5] Bilgi teknolojileri, mikro bilgi-işlem teknolojileri de denilen yeni teknolojiler; mikro-elektronik, telekomünikasyon, uydu ve video sistemleri vasıtasıyla bürolarda; şahsi bilgisayarlar (PC’ler), bilgisayar esaslı kontrol sistemleri, bilgisayarla çizim (CAD), bilgisayar destekli eğitim, kablolu TV, bilgi bankası ve elektronik postalama gibi farklı sahalarda çok yaygın bir uygulama alanına sahiptir. [6]

Mikro-elektronik teknolojilerinin önemli niteliklerinden birisi de bilgisayar dışında birçok ürün ve süreçle birlikte uygulanabilmesidir. Gerçekten de mikro-chipler sayesinde uzay bilimleri ve teknolojisinde büyük atılımlar gerçekleşmiş, biyo-teknolojilerdeki gelişmelerle genlerle oynanmaya başlanmıştır. Mikro işlemler; ev aletleri, cep hesap makineleri ve saatler olarak kullanılmaktadır.

Ayrıca yeni teknolojilerin gelişmesi ve yayılması da oldukça hızlıdır. Hoff’un 1969’da İntell’de geliştirdiği bilgisayar chip’inin üzerinden henüz 25 yıl geçmeden, bilgisayarlar tüm dünyada kullanılmaya başlanmıştır. [7]

Yeni teknolojiler sektörler arasında yaygınlaşan, ürün ve üretim süreci yeniliklerini içeren, işletmede maliyetlerin azalmasına ve verimliliğin artmasına yol açan, ulusal ve uluslararası piyasalarda rekabet üstünlüğü sağlayan yeni bir teknoloji sistemi olarak ortaya çıkmaktadır. [8]

Yeni teknolojilerin kullanıldığı en geniş alan şüphesiz iletişim alanıdır. Yeni teknolojilerin iletişim alanında uygulanmasıyla bilginin etkin bir şekilde ve hızla iletilmesine olanak sağlanmıştır. 1865 yılında Başkan Lincoln’ün ölümü Londra’da ancak 12 gün sonra duyulmuştur. Günümüzde ise bu tür haberler anında iletilebilmektedir. Otuz ciltlik “Encyclopaedia Britannica”yı kısa bir sürede elektronik olarak bir yerden bir yere aktarmak mümkündür. [9]

Yeni teknolojilerin önemli bir etkisi de bilişim ve iletişimi kaynaştırması olmuştur. İletişim, yayıncılık ve bilgi-işlem teknolojilerinin birleşimi ile, iletişim ve yayıncılık sektörleri de bilgi teknolojisinin tümleşik bir parçası durumuna gelmiştir. Video görüntüler, veri ve ses artık aynı fiziksel şebekeler üzerinden iletilebilmektedir. [10]

Dünyada son 30 yılda üretilen toplam bilgi hacmi bundan önceki 5000 yılda üretilenden fazladır. Newyork Times’ın haftalık baskısında içerilen bilgi, 17.yüzyılda ortalama bir insanın yaşam boyu edinebileceği bilgi içeriğinden fazladır. [11]

Kısaca yeni teknolojiler hızla yayılmakta ve kullanılmaktadır. 1996 yılı itibariyle bu teknolojiler 1 trilyon 102 milyar ECU’luk bir pazar ortaya çıkarmıştır. [12]

2. YENİ TEKNOLOJİLER VE ÇALIŞMA İLİŞKİLERİ

Son yıllarda artan teknolojik değişim sanayi ve hizmet sektörlerinde önemli değişikliklere yol açmıştır. Yeni teknolojiler çalışma hayatının yeniden yapılanmasını zorunlu hale getirmiştir. 18.yüzyılda başlayan sanayi devrimi nasıl ki çalışma ilişkilerini değiştirmişse aynı şekilde 20.yüzyılda görülen yeni teknolojiler özellikle insanın zihni fonksiyonları yerine ikame edilebilen bilişim teknolojileri çalışma ilişkilerinde de önemli değişim ve dönüşümlere neden olmuştur.

3. ESNEKLİK UYGULAMALARI

3.1. ESNEK UZMANLAŞMA

Esnek uzmanlaşma işgücünün örgütlenmesi ile ilgili esneklik türüdür. İşçilerin iş tanımlarının değişen üretim metotlarına, teknolojik şartlara, iş yüküne bağlı olarak değiştirilmesi, bir başka ifade ile değişik alanlarda görev ve sorumluluk yüklenebilmesi demektir. [13] Genel olarak fonksiyonel esneklik olarak da ifade edilen esnek uzmanlaşma (functional flexibility), geleneksel üretim hattındaki bölünmüşlüğe dayanan iş örgütlenmesini ve iş bölümüne karşı olarak, meslek ve işlerdeki genişlemeyi ifade etmekte ve işgücünün işletme-içi seyyaliyetini artıran bir yaklaşım olarak belirtilmektedir. [14]

Günümüzde esnek uzmanlaşma üretim ve tüketimdeki değişikliklere uyum için bir model olarak görülürken kimi yazarlara göre, işgücüne daha fazla baskı yükleyen kötü bir durum olarak görülmektedir. [15]

3.2. ÇALIŞMA SÜRELERİNİN ESNEKLEŞMESİ

Günümüzde yeni teknolojilerin etkisi ile çalışma süreleri de esnekleşmektedir. Esnek çalışma şekillerinden en önemlisi ise part-time çalışmadır. ILO’nun kabul ettiği tanıma göre; “normal çalışma sürelerinden az, sürekli ve düzenli çalışmaya kısmi süreli çalışma” denilmektedir.

Kısmi süreli çalışma, dünyada giderek yaygınlaşmaktadır. ILO’nun bir raporuna göre, gelişmiş ülkelerde çalışan her 7 kişiden bir kısmi süreli olarak çalışmaktadır. [16]

Günümüzde kısmi süreli çalışma, işgücü piyasasına girmenin ve bu piyasada kalmanın tek yolu olarak görülmeye başlanmıştır.

Kısmi süreli çalışma yaygın uygulanan çalışma süresi esnekliği çeşitlerinden birisi olmakla beraber tek değildir. Kısmi süreli çalışma dışında çalışma yerinin zaman açısından paylaşılarak, bir işin birden fazla işçi tarafından yapılması olan iş paylaşımı (Job Sharing); çağrı üzerine çalışma, sıkıştırılmış çalışma haftası ve esnek vardiya sistemleri de yaygın esnek çalışma biçimleridir.

3.3. ÇALIŞMA YERİNİN ESNEKLEŞMESİ

Günümüzde teknolojik gelişmeler sonucu klasik işyeri anlayışı da değişmiştir. Özellikle iletişim vasıtalarının gelişmesiyle tele çalışma, evde çalışma ve evden çalışma gibi tarzlar giderek yaygınlaşmaktadır. ABD’de 30 milyon kişi bilgisayar, internet, faks ve diğer üçüncü dalga teknolojilerini kullanarak işlerini kısmen evlerinde yapmaktadır. [17]

Tele çalışma merkez büro veya üretim olanaklarından uzaktaki bir yerde yapılan ve dolayısıyla çalışanları oradaki meslektaşlarıyla kişisel iletişim kurmaktan alıkoyan ve yeni teknolojilerin bu ayrılmayı iletişim olanaklarıyla kolaylaştırdığı çalışma biçimidir. [18]

Tele çalışmanın değişik organizasyonları bulunmaktadır. Bunlar : Evde Büro (Elektronic Home Work); Uydu büro (Satellite Home Work); Komşu büro (Neighbourhood Centres); Gezici büro (Mobil Work); Dağınık Çalışma Sistemleri (Distributed Business Systems)dir. [19] Günümüzde yaygın olarak tele-çalışanlar şunlardır: Seyahat acentaları, yazarlar, satıcılar, emlakçılar, muhasebeciler, bilgisayar programcıları, avukatlar, sekreterler, sigorta acentaları, bankacılar, mimarlar pazarlama uzmanları.

4. YENİ TEKNOLOJİLER VE SENDİKALAR

Yeni teknolojilerin yaygınlaşması hem sendikalaşabilir işgücü miktarını; hem de çalışanların sendikalaşma eğilimlerini azaltmaktadır. Genellikle endüstri sektöründe istihdam miktarı azalırken ulaşım ve iletişim sektörü ile hizmet sektörlerinde istihdam artış göstermektedir. Belçika’da 1995-1999 döneminde endüstride istihdam oranı % 22.7 azalırken, sağlık hizmetlerinde istihdam % 22, ulaşım ve iletişim sektöründe ise % 8.2 artış göstermiştir. [20] Toplu ilişkiyi mümkün kılan endüstri istihdamının azalması da sendikacılığı zayıflatmaktadır.

İleri teknolojilerin gelişmesi sonucunda ortaya çıkan “Post Fordist” üretim tarzıda sendikacılığın gerilemesinde önemli bir nedendir.

Katı hiyerarşi, dikey emir zinciri gibi özelliklere sahip olan fordist üretim tarzının yerine günümüzde yatay hiyerarşiye dayanan ve yatay iletişimi esas alan post-fordist üretim anlayışı hakim olmaktadır. Böylece sendikalar zayıflama temayülü göstermektedir.

TABLO1: Fordist ve Post Fordist Üretim Tarzlarının Temel Özellikleri

Fordist Üretim Post-Fordist Üretim

1.Düşük Teknolojik Yenileme 1. Hızlandırılmış teknolojik Yenilenme

2. Kitlevi Pazarlama 2. Piyasa Farklılaştırması

3. Katı hiyerarşi dikey emir zinciri Yatay hiyerarşi; daha yatay iletişim

4. Bürokrasi 4. Profesyonellik; Girişimcilik

5. Sınıf grupları 5. Sosyal hareketler.

Kaynak: M.Rustih, “The Politics of Post-Fordism : Or Trouble With”, New Left Review, May-June-1989, ss.56-57.

Yeni teknolojiler sonucunda işçi-işveren ilişkileri ferdileşme eğilimine girmiştir. Ayrıca kadın istihdamındaki artışta sendikacılığın gerilemesinde önemli bir nedendir. Yeni teknolojilerin etkisinin en yüksek olduğu Japonya’da 1974’de sendikalaşma oranı, % 33.9 iken, 1990’da % 25.2’ye düşmüştür. [21] Gelecekte de teknolojik gelişmeyle sendikaların zayıflayacağı tahmin edilmektedir.

5. YENİ TEKNOLOJİLER VE TOPLU PAZARLIK

Günümüzde teknoloji yoğun sektörlerde işgücü giderek daha kalifiye hale gelmekte, işgücünün kalifikasyonundaki bu artış belki sektörleri itibariyle işçi sendikasının yapısını etkilemektedir. Bu etkileme süreci ücret sendikacılığı anlayışını tartışma gündemine getirmekte, toplu sözleşme sürecinde işçi sendikalarının öncelikleri değişmektedir.

İleri teknoloji kullanımı işçinin çalıştığı işyerine bakışını da değiştirmektedir. Japon soko-şoşa’larında [22] olduğu gibi, işçi açısından büyük bir şirkete mensup olmak önemli bir faktör olmakta, ücret artışı talepleri ikinci planda kalabilmektedir. Ayrıca yeni teknoloji ve onun ortaya çıkardığı ölçek ekonomileri büyük şirketlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda sanayi sektörünün üretim yapısı oligapolist, tekelci rekabet ve hatta tekelci firmalarla temsil edilir hale gelmiştir. Bu ise toplu pazarlık yapısını doğrudan doğruya etkilemektedir. Çünkü toplu pazarlık sürecinde taraflardan birisi olan işverenin, yer aldığı sektörde oligopolcü yapıda olması ile rekabetçi koşullarda olması arasında büyük fark bulunmaktadır. [23]

6. YENİ TEKNOLOJİLER VE İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

Günümüzde ileri teknoloji işletmelerin yüksek nitelikli işgörenlere duyduğu ihtiyacı artırmaktadır. İnsan kaynağının artan önemi, insan kaynakları yönetiminin de her koşulda önemini artırmaktadır.

İnsan kaynaklarının yönetiminin önemli bir işlevi de işe almadır. Özellikle günümüzde artan rekabet nedeniyle işe almalarda “içeriden işe alma” tercih edilmektedir. İleri teknoloji kullanan işletmelerde yapılan bir araştırmaya göre işe alma işlevi için işletme dışından bir kuruluş ile anlaşmış olan işletmelerin % 100’ü 1989-1990 dönemlerinde insan kaynakları politikasında değişime gitmiş, içeriden işe alma yaklaşımına yönelmişlerdir. Böylece işe alma için katlanılan maliyetlerin düşeceği içeriden işe alma yolu ile edinilen işgücünün işletmeye uzun dönemli maliyetinin daha düşük olacağı belirtilmiştir. [24]

Yeni teknolojilerin insan kaynakları yönetiminin eğim ve geliştirme işlevine de önemli etkileri vardır. Yeni teknolojiler özellikle mikro-elektronik, elektro-mekanik vb alanlarda yüksek öğrenim görmüş kişilerin yeniden mesleki temel eğitim görmeleri gereğini ortaya çıkarmaktadır.

Bir önceki dönemin teknolojisinin eğitimini almış kişilerin başarılı olabilmesi ve yeni teknolojiler hakkında bilgi sahibi olabilmesi için etkin işgören eğitim ve gelişimi programlarına ihtiyaç artmaktadır. [25]

Teknolojik gelişmeler aynı zamanda işletmelerin performans değerlemesi işlevini de etkilemektedir. Günümüzde performans değerlemesi merkezilikten uzaklaşmakta, puan ağırlıkları yöneticilik işlerinden yöneticilik görevini kapsamayan işlere göre değişmekte ayrıca işlerin tanımları ve örgüt içindeki yerleri de değişiklik arz etmektedir.

Yeni teknolojilerin önemli bir etkisi de insan kaynakları yönetiminin ücretleme işlevine olmaktadır. Teknolojik gelişmenin önemli etkilerinden bir tanesi olan; rutin işlerin giderek artan oranda yeni makinalar tarafından üstlenilmesi ve üretim süreçlerinde iş görenlere kalan parçaların çoğunlukla rutin olmayan ve artan oranda daha fazla bilgiyi gerektiren işler olmaları, diğer taraftan işlerlik kazanan grup çalışması ile birleştiğinde, grup performansını rutin olmayan işlerin başarılması konusunda motive edici ücret sistemlerinin uygulanma sıklığının artmasına yol açmıştır. [26]

SONUÇ

Yeni teknolojiler günümüz dünyasında yayılma hızı artan ve yaygın kullanım alanı bulan teknolojilerdir.

Tarım ve sanayi devrimlerini yaşayan insanlık yeni teknolojilerle birlikte bilgi çağı olarak ifade edilen yeni bir çağa girmiştir. Bu süreçte sosyal ve ekonomik ve siyasi yapı gibi çalışma ilişkileri de değişmek ve dönüşmektedir.

Çalışma ilişkileri alanındaki değişimlerin trendleri belli olmaya başlamıştır. Ancak bu trendlerin sonuçlarının ne olacağı konusunda kesinlik yoktur.

Sonuç olarak 21.yüzyıl çalışma ilişkilerinde Charles Dickens’ın “İki Şehrin Hikayesi” adlı eserinde işaret ettiği gibi ümidin baharıyla ümitsizliğin kışının yaşanacağı bir yüzyıl olacaktır.

KAYNAKÇA

Akata, Emin. “Bilgi Çağına Girerken Bilişim ve İletişim Kaynaşması”, TÜBİTAK TTGV TÜSİAD 2. Teknoloji Kongresi Bildirileri, İstanbul-1999.

Cem Kozlu, Sogo Şoşa Dışa Açılmada Bir Japon Dersi.

Cohen, William. Hig-Tech Management, Amacom Publication, New York-1986.

Çakmakcı, Akın. “Türkiye’nin Teknoloji Tarihi”, TÜBİTAK TTGV TÜSİAD 2.Teknoloji Kongresi Bildirileri, İstanbul-1999.

Davenport, Thomas H. Information Ecology : Mastering the Information and Knowledge Environment, Oxford University Press, New York-1997.

DPT, 8.Beşyıllık Kalkınma Planı, İşgücü Piyasası (Çalışma Hayatı) Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara-2001.

Ekin, Nusret. “Dönüşen Çağ, Değişen Endüstri İlişkileri”, MESS Mercek Dergisi, Ocak-2000.

Ekin, Nusret. Endüstri İlişkileri, Beta Dağıtım, 6.Baskı, İstanbul-1994.

Erdut, Tijen. “Yeni Teknolojilerin İş İlişkilerinin Yapısı Üzerindeki Etkisi”, Çimento İşveren Dergisi, Eylül-1997.

European Commission, European Employment Observatory, Spring-2001.

Eyrenci, Öner ve Bakırcı, Kadriye. Dünyada ve Türkiye’de Evde Çalışma ve Eve İş Verme, İTO Yayını, İstanbul-2000.

Eyrenci, Öner. “İş Sürelerinin Esnekleştirilmesi ve Türk İş Hukuku”, Münir Ekonomi 60.Yaş Günü Armağanı, Ankara-1993.

Francis, Arthur. New Teknology at Work, Clarendon Press, Oxford-1986.

Insecurity and Work Intensification, Review of Report and Conference, Kasım-1995. www.flexibility.co.uk (10.01.2002).

Kaymakçalan, Ömer. “Teknolojinin Bilim ve Toplumsal Yaşama Etkisi”, TÜBİTAK TTGV TÜSİAD 2.Teknoloji Kongresi Bildirileri, İstanbul-1999.

Leach, Donald ve diğerleri. Future Employment and Technological Change, Kagon Page, London-1986.

Lockier, Cliff. “Pay, Performance and Reward” The Handbook of Human Resource Management, Blackwell Publications, Massachussets-1992.

Naoto, Sasaki. Management and Industrial Structure in Japan, Peryamon Press, New York – 1991.

Radford, John ve Kove, Susan. “Lessons From Silicon Valley”, Personal Journal, Şubat-1991.

Saxby, Stephen. The Age of Information : The Past Development and Future Significance of Computing and Communication, The Mac Millan Press Ltd, London-1990.

Schiesel, Seth. “Nortel Plans New Product To Bolster Optical Networks, The New York Times, 4 May 1999, www.nytimes.com/library/tech (10.01.2000).

Toffler, Alvin ve Heidi, Yeni Bir Uygarlık Yaratmak : Üçüncü Dalganın Politikası, Çev.Zülfü Dicleli, Türk Henkel Dergisi Yayınları No:3, 1995.

Tokol, Aysen. “Yeni Teknolojiler ve Değişen Endüstri İlişkileri”, www.isgüc.org (25 Kasım 2001).

Yüksel, Nihat. Küreselleşme ve Toplu Pazarlıktaki Değişim, TİSK Yayını, 1997.



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Nusret Ekin, Endüstri İlişkileri, Beta Dağıtım, 6.Baskı, İstanbul-1994, s.8.

[2] Donald Leach ve diğerleri, Future Employment and Technological Change, Kagon Page, London-1986, s.151.

[3] Akın Çakmakcı, “Türkiye’nin Teknoloji Tarihi”, TÜBİTAK TTGV TÜSİAD 2.Teknoloji Kongresi Bildirileri, İstanbul-1999, s.37.

[4] Ömer Kaymakçalan, “Teknolojinin Bilim ve Toplumsal Yaşama Etkisi”, TÜBİTAK TTGV TÜSİAD 2.Teknoloji Kongresi Bildirileri, İstanbul-1999, s.113.

[5] Stephen Saxby, The Age of Information : The Past Development and Future Significance of Computing and Communication, The Mac Millan Press Ltd, London-1990, s.120.

[6] Leach ve diğerleri, a.g.e., s.152.

[7] Arthur Francis, New Teknology at Work, Clarendon Press, Oxford-1986, s.2.

[8] Aysen Tokol, “Yeni Teknolojiler ve Değişen Endüstri İlişkileri”, www.isgüc.org (25 Kasım 2001).

[9] Seth Schiesel, “Nortel Plans New Product To Bolster Optical Networks, The New York Times, 4 May 1999, www.nytimes.com/library/tech (10.01.2000).

[10] Emin Akata, “Bilgi Çağına Girerken Bilişim ve İletişim Kaynaşması”, TÜBİTAK TTGV TÜSİAD 2. Teknoloji Kongresi Bildirileri, İstanbul-1999, s.133-134.

[11] Emin Akata, a.g.b., s.134.

[12] Thomas H.Davenport, Information Ecology : Mastering the Information and Knowledge Environment, Oxford University Press, New York-1997, s.6.

[13] DPT, 8.Beşyıllık Kalkınma Planı, İşgücü Piyasası (Çalışma Hayatı) Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara-2001, s.11.

[14] Nusret Ekin, “Dönüşen Çağ, Değişen Endüstri İlişkileri”, MESS Mercek Dergisi, Ocak-2000, s.17.

[15] Insecurity and Work Intensification, Review of Report and Conference, Kasım-1995. www.flexibility.co.uk (10.01.2002).

[16] Öner Eyrenci, “İş Sürelerinin Esnekleştirilmesi ve Türk İş Hukuku”, Münir Ekonomi 60.Yaş Günü Armağanı, Ankara-1993, ss.227-228.

[17] Alvin ve Heidi Toffler, Yeni Bir Uygarlık Yaratmak : Üçüncü Dalganın Politikası, Çev.Zülfü Dicleli, Türk Henkel Dergisi Yayınları No:3, 1995, s.88.

[18] Öner Eyrenci ve Kadriye Bakırcı, Dünyada ve Türkiye’de Evde Çalışma ve Eve İş Verme, İTO Yayını, İstanbul-2000, s.27.

[19] Tijen Erdut, “Yeni Teknolojilerin İş İlişkilerinin Yapısı Üzerindeki Etkisi”, Çimento İşveren Dergisi, Eylül-1997, s.19.

[20] European Commission, European Employment Observatory, Spring-2001, s.48.

[21] Sasaki Naoto, Management and Industrial Structure in Japan, Peryamon Press, New York – 1991, s.76.

[22] Bkz., Cem Kozlu, Sogo Şoşa Dışa Açılmada Bir Japon Dersi.

[23] Nihat Yüksel, Küreselleşme ve Toplu Pazarlıktaki Değişim, TİSK Yayını, 1997, ss.28-29.

[24] John Radford ve Susan Kove, “Lessons From Silicon Valley”, Personal Journal, Şubat-1991, s.41.

[25] William Cohen, Hig-Tech Management, Amacom Publication, New York-1986, s.66.

[26] Cliff Lockier, “Pay, Performance and Reward” The Handbook of Human Resource Management, Blackwell Publications, Massachussets-1992, ss.241-242.